HAYDİ TÜRKİYE

HAYDİ TÜRKİYE

HAYDİ TÜRKİYE
Bu içerik 265 kez okundu.
Advert

Corona dünyayı; özellikle ABD ve AB ülkelerini esir aldı. Esir almakla kalmadı perişan etti. En güçlü sanılan ülkeler bir mikroba yenildi. Ekonomileri batmak; sağlık sistemleri çökmek üzere. En dinamik sanılan ülkeler korsanlığa soyundu; transit geçen sağlık malzemelerine el koydular. Çökme korkusuyla birbirlerine yardım edemiyorlar.
Virüs, gizli mahfillerin şeytanca ve haince ürettikleri yapay bir virüs de olsa Allah’ın bir tokadına dönüştü. Malum, fuhşun, ahlaksızlığın, zulmün, aldatma ve dolandırıcılığın yaygınlaştığı dönemlerde, ibret alınmaya, hakka ve ahlaka dönmeye vesile olur umuduyla bela ve musibetler de artar. Kur’an, ‘Şer gördükleriniz hayr olabilir’ buyurmaktadır. Bu belanın da hayırlara, Müslümanların inançlarına; insanlığın değerlerine dönmelerine vesile kılınmasını Allah’tan diliyoruz.
AB/D şaşkın ördeğe dönerken, aldığı ciddi tedbirlerle Türkiye kimseye muhtaç olmadan; hatta muhtaçlara yardım elini uzatabilecek durumda dimdik ayaktadır. Devlet beklenenden fazla performans gösterdi ve alınması gereken bütün tedbirleri aldı.
Ancak devlet ne kadar tedbir alırsa alsın, olumlu sonuç alma sorumluluğu vatandaşlara düşmektedir. Devlet bu tedbirleri bizim için almaktadır. Bizler bu tedbirlere riayet etmedikçe, devletin sesine kulak vermedikçe, bilim insanlarımızın önerilerine uymadıkça beklenen olumlu sonucu almak mümkün değildir.
Devletin aldığı tedbirlere uymak dini ve insani bir sorumluluk olduğu gibi kul hakkıdır da. Başkasının hayatıyla oynamaya kimsenin hakkı yoktur. Tedbirsiz davranarak bir insanın ölümüne sebep olmak cinayettir. Kimse cinayet işlemeyi göze almamalıdır.
GENÇLER
Gençlerin de bu tedbirlere uymaları gerekir. Zira virüs genç, yaşlı, çocuk ayırımını yapmamakta ve ulaştığına bulaşmaktadır. Gençlerde az görülmesinin nedeni, vücut dirençlerinin daha güçlü olmasındandır. İlk etapta farkına varmasalar da bu vücutlarında tahribat yapmayacağı ve başkalarına bulaştırmayacağı anlamına gelmemektedir. Kaldı ki, gençler farkına varmasa da, ciğerlerinde kalıcı tahribat yaptığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla mümkün olduğu kadar gençlerin de dışarıya çıkmamaları gerekmektedir. Gençler, dışardan aldıkları virüsleri, aynı evde yaşadıkları ailelerinin bütün bireylerine bulaştırabilirler.
65 yaş ve üstü olanların dışarı çıkmamalarının nedeni, virüs bulaştıracakları değil, gençlerin onlara virüs bulaştıracakları endişesidir.
Bu millî bir musibettir ve millî musibetler birlik, beraberlik ve elbirliğiyle karşı çıkmakla atlatılır. Bu, büyük, küçük, genç, yaşlı herkese ve hepimize düşen bir sorumluluktur.
Bu musibetin atlatılmasını Allah’tan diliyorsak, hayatımızı Kur’ân ve Sünnet’e uyarlamalıyız. Hatalarımızı terketmeli; Allah’ın emir ve yasaklarına uymalıyız. Günahları terketmeli ve kul hakkına girmekten sakınmalıyız.
Kimse kusura bakmasın, Allah, bu umumi belada bile sahtekârları, dolandırıcıları, soyguncuları, hırsızları aralarında barındıranların koruma görevlisi değildir.
Haydi Türkiye, el ele vererek tedbirlere uyalım ve bu mikrobu ülkemizden defedelim!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX