Çocuğumun eğitimine ne zaman başlamalıyım?

Çocuğumun eğitimine ne zaman başlamalıyım?

Çocuğumun eğitimine ne zaman başlamalıyım?
Bu içerik 397 kez okundu.
Advert
Cahit Bey, çocuğunun rehber öğretmeni Ömer Bey’in evini bir gece, ailece ziyarete giderler.

Sohbet sıcak bir havada devam ederken konu çocukların eğitimine gelir. Ömer öğretmen Cahit Bey’e “Çocuğun eğitimi için neler yapıyorsunuz?” diye sorduğunda Cahit Bey, “Çocuğum daha küçük biraz daha büyüsün eğitimiyle ciddî ilgileneceğim!” der. Ömer öğretmen, “Çocukların eğitimine çok erken yaşta başlamak gerekir. Çocuklar beyin gelişiminin yüzde 90’ını ilk üç yılda (0-36 ayda) tamamlarlar. Bu yaş aralığı çocuklar için hayati önem taşıyan zaman dilimleridir. Eğer çocuğun zihnî potansiyeline ilk üç yılda yatırım yapılmazsa sonraki yıllarda telâfisi olmayacak sorunlarla karşı karşıya gelinebilir. Çocuk gelişiminin en temel taşlarından biri 0-36 ay aralığında duygusal gelişiminin sağlıklı olmasıdır. Bu yaş aralıklarında çocukla güvenli bir bağ kurmak çocuğun ileriki hayatını olumlu yönde etkiler. Eğer anne-baba çocuğun bu yaşlarda duygusal ihtiyaçlarını karşılayamazsa bu ihmal hayatının her dönemini olumsuz yönde etkileyebilir.”

Cahit Bey, Ömer Bey’e konuyu biraz daha açmasını söyleyince öğretmen Ömer, “Her anne baba çocuğunun zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişim süreçlerini yakından takip etmeli. Örneğin, çocuk hayal kırıklığı yaşadığı zamanlarda duygusunu bastırabiliyor mu? Ya da öfkesini kontrol edebiliyor mu? Ebeveynler çocuklarının arkadaşları ve çevresiyle yaşadığı sorunları yakından gözlemlemeli, sorunlar dallanıp budaklanmadan çözüme odaklanmalıdırlar. Nasıl ki evde çamaşır makinesinde, fırında veya bilgisayarda bir sorun olduğunda hemen onlara bir çözüm arıyorsak erken yaşlarda çocuğunun duygularını tanımaya ve onların sorunlarına çözüm bulmaya da kafa yormak gerekir. Ebeveynler, çocuğunun fiziksel, duygusal ve zihinsel gelişimlerinin dengede gidip gitmediğini takip etmeli, çocuğun fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişim alanlarının iç içe olduğunu, birinde sıkıntı olduğunda diğer üç duyguda da dengesizlik olacağını bilmelidir. Çocuk evde, okulda veya sokakta arkadaşlarıyla bir sorun yaşadığında bu üç duygu da göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca anne ve babalar çocuğun gelişiminin yalnız kendi tekellerinde olmadığını bilmeli ve aksi durumlarda onlara haksızlık etmemeleri gerektiğini de bilmelidirler. Ebeveynler; sokağın, okulun, televizyonun, internetin, arkadaşların, anne ve babanın, akrabaların, çocuğun yaşadığı kültürel çevrenin, komşuların ve toplumsal değerler gibi yüzlerce etkenin çocuk gelişiminde önemli roller oynadığının farkında olmalıdırlar.” dedi.

Rehber öğretmen Ömer Bey konuşmasına şu şekilde devam etti: “Çocuğun gelişim süreci daha doğmadan anne karnında başlar. O süreçte annenin yaşadığı stres, yediği-içtiği ve yaşadığı her olumsuzluk çocuğu ileriki yaşlarda etkiler. Onun için anne babaların çocuğun eğitimi için onların büyümesini beklemeleri büyük bir hata olur. Eğitime ne kadar erken yaşta başlanırsa o kadar çok yol alınmış olunur. Her anne baba “çocuğum zeki mi?” diye hep bir endişe ve korku içerisinde olur. Hâlbuki çocukların zihinsel yetenekleri “sabittir, değişmez” diye bir şey yoktur. Eğer anne ve baba çocuğun her başarısında “çocuk zekidir” derse çocuğun harcadığı çaba ve emeği görmezden gelmiş olur. Bunun için çocuğun başarılı olması için çalışması ve çabalaması gerektiği çocuğa sezdirilmelidir. Çocuk başarılı olduğunda “sen zaten çok zekisin!” demek yerine “çok çalıştın ve başardın” demek en doğrusudur. Böylece çocuk çalışarak başarılı olunacağını öğrenmiş olur. Zeki olduğu halde başarısız olan kişi sayısı hiç de az değildir. Başarı için en temel faktörün çalışma olduğunun en tipik örneklerinden biri meşhur basketbolcu Michael Jordan’dır. Lise yıllarında okulun basketbol takımına bile seçilemeyen Jordan, daha sonra sıkı ve disiplinli çalışması sayesinde bir basketbol efsanesi haline gelmiştir.”

Son olarak Ömer Öğretmen, “Ebeveynler iyi bir eğimin ‘öğrenme ve gelişme’ üzerine kurulduğunu bilmeli ve çocukların eğitimi hakkındaki önyargıları bir tarafa bırakmalıdırlar. Çocukların her yaşta değişebileceği ve gelişebileceklerini bilmeli ve ebeveynler her durumda çocuklarını desteklemeleri gerekmektedir. Anne babalar “keşke şunu yapsaydım!” diye pişmanlık duymaması için çocuğunun eğitimine doğduğu günden itibaren başlamalıdırlar. Ebeveynler, öncelikle çocuğunun mizacını tanımalı ve ona göre bir hareket tarzı belirlemelidir. Çocuk büyütmek öyle göründüğü gibi kolay değildir. Yeni bir dünya kurmak kadar zor ve karmaşık bir süreçtir. İyi anne baba olmanın yolu çocuğunu tanımaktan geçer.” dedi. Sohbetin sonunda Cahit Bey çocuğunun rehber öğretmeni Ömer Bey’e faydalı ve doyurucu bilgiler verdiği için teşekkür etti. Daha sonraki günlerde bir daha görüşmek üzere ayrılırlar.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX