TÜRKİYE’NİN DÖRT MAHŞER ATLISI

TÜRKİYE’NİN DÖRT MAHŞER ATLISI

TÜRKİYE’NİN DÖRT MAHŞER ATLISI
Bu içerik 68 kez okundu.
Advert
1. Corona. Bu virüsün Türkiye’nin artık bir gerçeği olduğu ortadadır. Hükümetin bazı icraatlarını anlamakta zorluk çekiyorum. Başta Cumhurbaşkanı ve Sağlık Bakanı olmak üzere topluma mal olmuş bütün kişiler Pandemi’nin sona ermesi için TV kanallarından düşmüyorlar: ‘Aman aşınızı yaptırın!’
Sn. Cumhurbaşkanı ‘Zorlamaya başvurmak istemiyorum’ diyor. Diyor da Corona pik yaptı. Satın alınan dört yüz milyon doz aşı gerçekten hastalığı önlüyorsa, aşı olmamakta direnerek başkasının hayatına kastedenlere nasıl izin verilir ve bazı yaptırımlar uygulanmaz? Vatandaşın hayatını katillerden korumak nasıl zorlama olabilir?
Daha önce, dışarı çıkmak, işyerleri açmak, seyahat etmek gibi zorlamayla engellenmedi mi? Camiler, okullar, üniversiteler zorlamayla kapatılmadı mı?
Aşı olmamakta direnenlere dışarı çıkma yasağı koymak, zorlama da olsa, vatandaşın hayatını koruma adına uygulanmalıdır. Aşı olmayan öğrencileri üniversite ve liselere almamak hem milyonlarca insanın hayatını kurtaracak hem yüzyüze eğitim güvenle başlatılabilecektir.
Fakir halkın cebinden 12 dolardan satın alınan beş yüz milyon aşı olacak? Aşı olmayanların bulaştırdıkları Corona’dan ölenlerin vebalini kim taşıyacak?
Ne demek ‘zorlamak istemiyorum’…
Corona’yı bulaştırarak cinayet işleyenlere devlet müdahale etmezse kim müdahale edecek? Vatandaşın can güvenliğini sağlamak devletin görevi değil midir?
Cani geziyor dipdiri can vermede masum
Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?
İnsanın burnuna pis kokular geliyor.
2. Yangınlar. Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin sebeb olduğu büyük yangınların da Türkiye’nin artık bir gerçeği olduğu son yangınlarla anlaşıldı. Türkiye’nin ciğerleri yandı. Yangını şunun bunun gönderdiği uçak, helikopterlerle bile hala söndürmüş değiliz. Bu nasıl iş?...
Yunanistan’ın bile 50 yangın söndürme uçağı varken ‘güçlü’ Türkiye’nin 50 uçağı olmaz mı? Sn. Cumhurbaşkanı’nın şahsına münhasır dokuz uçağı olur da 83 milyon insanın hayatını koruyacak dokuz uçağı olmaz mı?
Türkiye, ciğerlerini yakan ateşi söndürmede dibe vurdu. ‘Rus’ gibi yardımsever komşularımız da olmasaydı yangın Türkiye’yi bir uçtan öbür uca kasıp kavuracaktı.
Umarım bu yangında yanan ormandan, milyarlarca hayvanlardan çıkan pis kokudan daha keskin bir koku çıkmaz.
3. Seller. Son zamanlarda görülen sel felaketlerinin de Türkiye’nin bir hakikati olduğu görüldü. 24 saatte, bir metrekareye 300 kg. yağmurun yağdığı, köprülerin yıkıldığı, köylerin, mahallerin yıkılıp sürüklendiği bu felaket gelecekteki daha büyük yıkımların olabileceğinin habercidir.
4. Deprem. Deprem de maalesef Türkiye’nin acı bir gerçeğidir. Çok acı depremler yaşadık. Sadece İstanbul depreminde-resmî rakamların 18 000 olmasının aksine -80 000 insanı kaybettik. Yaşadığım Van depreminde 800’e yakın kaybımız oldu. Bilim adamları şiddetli depremlerin olacağına ve ciddi tedbirlerin alınması gerektiğine dair sürekli uyarılarda bulunmaktadırlar.
Son yangın ve sellerde yaşadığımız acıları yaşamamamız için devletin ciddi tedbirleri alması gerekir. Sn. Cumhurbaşkanı’na özel sadece bir uçak parasıyla elli yangın uçağının satın alınabileceği söylenmektedir. Türkiye bu dört mahşer atlısına karşı da tedbir alabilecek güçtedir ve almak zorundadır.
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX