KAFAM KARIŞIK

KAFAM KARIŞIK

KAFAM KARIŞIK
Bu içerik 151 kez okundu.
Advert

 

Türkiye’nin nereye evrildiğini göremediğim gibi geleceği konusunda da bir fikrim yok. Sn. Erdoğan ve açıklamalarına bakılırsa Türkiye çağ atlıyor ve kimse önünü kesemez. Savunma Sanayii’ndeki birkaç gelişme temcid pilavı gibi önümüze konuluyor ve adeta dünyaya kafa tutabileceğimiz algısı oluşturuluyor. Şüphesiz bunlar güzel ve sevindirici haberler. Ancak el-alemin gezegenleri aşarak yıldızlarda üs kurmaya kalkıştığı, gökyüzünü yağmur gibi bomba yağdıracak silah üsleriyle doldurduğu bir çağda demode olmuş helikopter, top ve tanklarla uğraşmayı ciddi bir gelişme olarak görmüyorum. Adamların 50 yıldan beri kullandıkları uçakları biz 2030’lardan sonra envanterimize katabileceğimiz planlanıyor.
Yakında karasal ulaşım araçları demode olacak. Adamlar uçan arabalar yaptılar ve yarın dünya piyasasına sürecekler. Biz hala bir araba üretemedik. Adamlar ne zaman arabayı üretip kullanmaya başladılar? 100 yıl önce. Biz hala üreteceğimizle övünüyoruz. Geçenlerde Diyarbakır’da bir servise uğrayınca Show-room’u da gezdim. Arabanın üzerine yazılmış:
Satış fiyatı: 2. 000 000 (milyon)
Vergisiz satış fiyatı: 500 000.
Bir arabada, vatandaşından maliyetinin üç katı vergi alan bir devlet nasıl güçlü olabilir?
Satış fiyatı 30 lira olan bir gömlekten 70 lira vergi alıp vatandaşına 100 Tl’ye satan bir devletin güçlü olduğu nasıl söylenebilir.
Bakanlarımız var. Ancak bu bakanların hiçbir fonksiyonlarının olmadığı; Türkiye’nin Sn. Cumhurbaşkanı’nın ağzından çıkanlarla yönetildiğini bilmeyen bir tek kişi var mı? Bunu, ‘Sn. Cumhurbaşkanımızın izin ve talimatıyla biraz sonra …’ye gideceğim’ cümlesiyle başlayan konuşmalarından da anlamak mümkündür. Bir tek bakandan veya iktidar milletvekillerinden hükümete veya Cumhurbaşkanı’na yönelik bir tek eleştiri duyan var mı? Bunların hepsi mi masum, hatasız ve yanlış yapmaktan münezzehtir. Bunlar insan değil mi? Hiç mi hata yapmazlar. Bu nasıl demokratik yönetim?
Döviz, faiz, enflasyonun pik, halkın alım gücünün dip yaptığı bir ülkede ‘güçlü ekonomi’den nasıl bahsedilebilir? Sn. Cumhurbaşkanının danışmanları kimler? Ona verdikleri bütün bilgilerin doğruluğu kesin mi? Sn. Cumhurbaşkanı’nı yanıltma ihtimalleri hiç mi yok. Onlar da mı masumdurlar, yanılmazlar?
Ülkemizde adalet gerçekten bütün kesim ve katmanlara uygulanıyor mu? Örneğin 10 km.lik Siirt-Kurtalan yol yapımının 16 yıl sürmesi adalet midir? ‘Söylenenlere göre’ üç-dört milyonluk bir işin 18-20 milyona ihale edilmesi; 30 milyonluk bir hazine arazisinin dört-beş milyona satılması adalet midir? Bu vb. zulümlerden Sn. Cumhurbaşkanı’nın haberi olsaydı merhum Mehmet Akif’in,
‘Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem’ şeklinde başlayan şiirini asla okumazdı.
‘Sn. Cumhurbaşkanı’nı yanıltıyorlar’ demek istiyorum ancak bu sefer de ‘Türkiye’yi kimin yönettiği’ sorunu ortaya çıkacak:
Sn. Cumhurbaşkanı mı?
Danışmanları mı?
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX